Pazartesi, Mart 1, 2021
Ana Sayfa Kıbrıs Evde kal eğitimde kal

Evde kal eğitimde kal

Kıbrıs İlim Üniversitesi (KİÜ) Eğitim Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Tuba Yavaş yazdı:

Covid 19 virüsünün sebep olduğu pandemi önlemleri kapsamında 27 Ocak 2021 tarihinden itibaren “evde karantina günleri” başladı. 2021 yılının ilk günlerinden itibaren artmaya devam eden vakaların katlanarak bir anda artması, bizleri bütün işlerimizi evden yürütmeye yönlendirmiştir. Diğer ülkeler gibi KKTC de yaklaşık 1 yıldır Covid 19 virüsüyle mücadele ediyor. Ne kadar süreceğini bilemediğimiz bir kapanma dönemine girdik. Ama artık evde karantina altında olmanın ne olduğunu biliyoruz. Peki, karantina günlerinde KKTC’de eğitim-öğretim süreci nasıl devam ediyor? Şu anda “evde uzaktan eğitim-öğretim” şeklinde yürütülmektedir.

Bu uzaktan eğitim-öğretim süreci, hem çevrimiçi hem de çevrim dışı dersler ve etkinliklerle devam ediyor. Öğrenciler, Öğretmenler ve Veliler Evde Öğrenciler evde ağırlıklı olarak çevrimiçi (online) derslere katılarak öğretim etkinliklerine devam ediyor. Öğrencilerimizin bir kısmı derslerini bir şekilde takip edebilirken bir kısmı da internet erişiminin olmamasından ya da sınırlı olmasından kaynaklı derslerini takip edememektedir. Bunların dışında bilgisayarı ve diğer öğretim materyalleri olmayan öğrenciler de bulunmaktadır. Aynı evde aynı anda çevrimiçi derse girmek zorunda kalan kardeşlerin durumu da ayrı bir problem olarak belirmektedir.

Hem annesi hem babası çalışmak zorunda olan çocuklar ise evde tek başına ne yapıyor, bu da bir soru işareti olarak karşımızda durmaktadır. Bir de çaresizlik ve umutsuzluk duygusuna kapılmış ve hiçbir şey yapmayan öğrencilerimiz var. Birçok çocuk öğrenme sürecinde yalnızlık hissetmekte ve öğrenmenin sorumluluğunu üzerine alamamaktadır.

Bütün bunlara rağmen, kendi başına dersini takip edemeyen çocuklarımız ve öğrenme sorumluluğunu kendi başına almak zorunda olan gençlerimiz karantina günlerinde evde ne yapmalılar? Tabi ki, tıpkı okulda yaptıkları gibi dersini kaçırmamak, arkadaşlarıyla birlikte çalışmak, onlarla zaman geçirmek. Yalnızlık duygusuna kapılıp gitmemek için evde arkadaşları ve öğretmenleriyle bir sosyal ağ oluşturmak. Her sabah uyandığı saatte uyanmak ve evde de günün tadını çıkarabilmek. Arkadaşlarını ve öğretmenlerini görerek, onların sesini duyarak ve hatta onlarla elektronik ortamda sosyal etkinlikler planlayarak karantina sürecini kaygı ve yalnızlık sürecine dönüştürmemek.

Peki, yeterli imkanlara sahip olamayan öğrenciler için ne yapılabilir? Her sınıf öğretmeni bilgisayarı ve internet erişimi olmayan öğrencilerine bir şekilde ulaşıp öğrencilerin ders takipleri için alternatif öğretim materyalleri ve yöntemlerini devreye koyabilir. Gerekirse, öğrencilerin sonradan dinleyip izleyebilecekleri ses ve görüntü kayıtları oluşturulabilir. Peki, öğretmenlerimiz neler yaşıyor bu süreçte?

Öğretmenler, çevrimiçi derslerini yürütürken öğrencilerinin tamamını karşısında görememekte, bazen uzaktan öğretimde ne yapacağını bilememekte ve onlar da yalnızlık duygusuna kapılmaktadır. Öğretmenlerin elektronik ortamda sorunlarını tartışabilecekleri ve materyal paylaşımında bulunabilecekleri ekipler oluşturmaları bu anlamda işlerini kolaylaştıracaktır. Bazı durumlarda aynı zümreden olan öğretmenler birbirlerinin çevrimiçi derslerine katılarak bu yalnızlık duygusundan kurtulabilirler. Meslektaşlarıyla sesli-görüntülü görüşmeler yaparak tıpkı okuldaki gibi biraraya gelebilirler. Velilerimiz ise çocuklarıyla ilgili ya kaygılanmakta ya da onlara gerekli imkânı sağlayamadıkları için çaresizlik yaşamaktadırlar. Devlet okullarıyla özel okulların öğrencilere sunduğu ve sağladığı imkanlar arasındaki farkın daha da açılması, velileri daha da düşündürmeye başlamıştır.

Bütün bunlara rağmen, her anlamda ayakta kalabilmek için mücadeleye devam etmeliyiz. Tamamlayıcı etkinlikleri devreye koyabiliriz. Çocuklarımız için elektronik ortamda bir mentör öğretmen ya da motive edici akran desteği sağlayabiliriz. Veliler olarak ev ortamını çocuklar için her türlü renklendirebiliriz. Hem kendimiz hem de çocuklarımız için günlük ev içinde sosyal etkinlikler planlamak gibi. Yine ev içinde hareket olanağı sağlayan etkinlikler de tasarlayabiliriz (hareket sağlayan yüz yüze oyunlar, dans etmek, halay çekmek, spor yapmak gibi). Karantina günlerinde bu durumları yaşatmak gerekmektedir, aksi takdirde yalnızlık, yabancılaşma, umutsuzluk ve kaygı düzeyimiz artabilir ve panikleyebiliriz.

Bu paniği güvene ve umuda dönüştürmek için “evde kaldığımız yerden eğitime yaratıcı yöntemlerle devam” bakış açısıyla mutlu olabilmeyi ve başarıyı yakalayabiliriz.

Birbirimizle sürekli iletişimde kalmak, bizi güvende hissettirecektir. Birbirimizi merak etmek, bizi yalnızlık duygusundan uzaklaştıracaktır. Bu, bizim elimizde. Hem öğrenci, hem öğretmen hem de veli olarak. Unutmayalim ki, bu günleri bir şekilde atlatacağız, önemli olan paniğe ve umutsuzluğa kapılmadan bu karantina günlerini en eğlenceli ve verimli şekilde geçirmektir. Geçici bir süreliğine, “Evde Kal, Eğitimle Kal.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

- Advertisment -