Perşembe, Mart 4, 2021
Ana Sayfa Yaşam 8 soruda Clubhouse hakkında merak edilenler

8 soruda Clubhouse hakkında merak edilenler

Herkes Clubhouse uygulamasını konuşuyor. Uygulamanın sosyal ağlar içinde kalıcı bir oyuncu olup olamayacağı tartışılıyor. Öte yandan Clubhouse’un üzerinde ciddi soru işaretleri de mevcut.

Davetiye yoluyla hızla yayılan ve büyük ilgi gören Clubhouse uygulaması, kısa sürede 1 milyar doları aşan bir piyasa değerine ulaştı.

8 soruda Clubhouse’u inceledik ve uzmanlara uygulamanın detaylarını sorduk. 

Hiç bilmeyenlere yönelik bir soruyla başlayalım. Nedir bu Clubhouse? Şu an iOS 13 ve üzerinde çalışan uygulamaya özellikle pandemi sürecinde milyonlarca kullanıcı büyük ilgi gösterdi. 2020 yılında Alpha Exploration Co. isimli bir yazılım şirketinin çatısı altında geliştirilen Clubhouse, farklı odalar yaratmayı mümkün kılan, tamamen ses odaklı bir mecra. Facebook ve Instagram gibi yaygın olarak kullanılan sosyal medya şirketlerinden farklı olarak Clubhouse’ta görüntü ve fotoğraf paylaşabilmek mümkün değil.

Paul Davison ve Rohan Seth isimli iki girişimci tarafından kurulan ve 2020 yılında Andreessen Horowitz ve Kortschak Investments’tan 10 milyon dolar yatırım alarak yola koyulan Clubhouse, ilk aylarında sadece 1500 üyeye sahip küçük bir platformdu. Ancak yatırımcıların ilgisini çekmeyi başaran ve potansiyeli fark edilen uygulamaya yatırımlar hızla artmaya devam edince kısa sürede şirketin değeri 1 milyar doları aştı.

Hayır. Uygulama, yıllar önce Gmail başta olmak üzere bazı uygulamaların yaptığı gibi davetiye yoluyla kullanılabiliyor. Davetiye olmadan sisteme giriş yapabilmek mümkün değil. Davetiye alan kullanıcı ise platforma girdikten sonra iki kişiyi davet etme hakkına sahip oluyor ve bu şekilde oluşan zincir zamanla kullanıcıların çok daha fazlasını Clubhouse’a çekiyor. Davetiye sistemi, uygulamaya olan merakı da artırırken, kısa sürede daha çok kullanıcıya ulaşılabilmesini sağlıyor. Davetiyesi olmayanlar ise adını listeye yazdırıyor ve ancak sırası geldiğinde sohbet odalarına alınıyor. 

İletişim Bilimci Yalçın Arı’ya göre uygulamanın başarısının sırrı ilk olmakta.

“Daha önce hiçbir sosyal ağ aynı anda binlerce kişinin birlikte ve ast üst ilişkisi olmadan sesli olarak sohbet edebileceği bir uygulama geliştirmemişti” diye konuşan Arı, “Şu ana kadar ki sosyal ağların önemli bir kısmı ya yazı ya da video bazlı içerik üretilebilecek şekilde dizayn edilmişti. İşte Clubhouse bu trendin dışına çıkarak çoklu sesli uygulama ile insanların dikkatini çekmeyi başardı” ifadelerini kullanıyor. 

Arı’ya göre yazı yazmak ya da görüntülü olarak konuşmak görece sesli olarak sohbet etmekten daha zor, bu da insanların Clubhouse trend haline getiren diğer nedenlerden biri.

“Pandeminin de bu teveccühe bir ivme kazandırdığını düşünüyorum. Uzun süredir, yaklaşık bir buçuk yıldır topluluklar halinde sohbet edemedik, toplanamadık. Clubhouse bize kalabalıkların rahatça sohbet edebildiği bir platform sundu. Biz de konuşmanın özlemiyle oraya akın ettik. Geçmişe baktığımda bu kadar kolayca adapte olunan başka bir sosyal ağ hatırlamıyorum.”

Clubhouse’un diğer tüm sosyal ağlar gibi zaman tüketen bir yapısı var. Arı, Clubhouse’un Zoom gibi alanında bir numara olacağını öngörüyor. Ayrıca bu durumun diğer sosyal ağların kullanımını azaltabileceğine dikkat çekiyor.

Ev tipi sosyalleşme, ev tipi eğlence ve ev tipi eğitim… Hayatımıza hızlı bir giriş yapan sosyal ağlar pandemi nedeniyle pek çok şeye dönüştürülebiliyor.  Dijital İçerik Üreticisi Zeynep Kömürcü Bulut, “Yavaş yavaş bu işin profesyonelleri oluşur. Hep bir fotoğraf çekme, video üretme zorunluluğu gibi zaman alan, yüksek maliyet de isteyen işler var. Bunlar gibi sebepler nedeniyle daha fazla tercih edilebilir” diyor.

İletişim ve Sosyal Medya Uzmanı Nurhan Demirel’in de görüşleri bu yönde. Hayatımızın zorunlu olarak dijitalleştiği bu pandemi döneminde ilgiyi normal olarak karşılayan Demirel, “Bu süreçte özellikle Instagram ve TikTok videoları sosyal medya üzerinde geçirdiğimiz hayatı renklendirdi. Clubhouse ise çok yeni bir uygulama ve ünlü fenomenlerle iş birliği yaparak topluluk oluşturmaya çalışıyor. Henüz kitleler bazında bir kullanım alışkanlığı oluşturmuş değil ancak merak uyandırdığını söyleyebilirim” görüşünü paylaşıyor.

DENETİM SORUNU GÜNDEMDE

Uygulama oldukça yeni ve hızlı büyüyor. Peki ya kullanıcıların güvenliği ve gizliliği ne durumda? 

Sunday Times’ta yer alan habere göre uygulamanın moderasyon problemi bulunuyor. Facebook, uzun yıllara dayanan algoritma sistemiyle her ne kadar bu kontrolü sağlıyor olsa da Clubhouse oldukça yeni bir uygulama ve binlerce odada yapılan konuşmaların içeriğini kontrol etmek hayli güç. New York Times’ta çalışan gazeteci Taylor Lorenz Silikon Vadisi ile ilgili haberleriyle ilgili bir Clubhouse odasında tacize uğradığını belirtmişti. 

SESİNİZ KAYDEDİLİYOR, BELİRSİZLİK VAR

8 soruda Clubhouse hakkında merak edilenler... Nasıl böyle yayıldı, güvenlik sorunu var mı

Siber Güvenlik Uzmanı Alev Akkoyunlu da Clubhouse’da her ne kadar odalardaki sohbetler bittiği anda hiçbir kayıt tutulmamış olsa da bazı güvenlik ihlalleri bulunduğunu bildiriyor. “Kişisel verilerinizi 3’üncü taraflar yasal gereklilik gibi durumlarda paylaşım hakkına sahip” diyen Akkoyunu, “Cihaz, e-posta ve tıklama verilerinizin tümünü topluyor. Her ne kadar yayınların sadece canlı olup kayıt yapmadığı söylense de sesiniz bir süreliğine kaydediliyor. Görüşme sırasında katılımcılar tarafından bir “Güvenlik ihlali” bildirilirse ses kaydı saklanabiliyor” diye uyarıyor.

Veri Güvenliği Uzmanı Serap Günal’ın görüşleri de benzer nitelikte: “GDPR VE KVKK’ ya yönelik veri güvenliğini ve gizliliğini sağladığına dair bir yönetmeliğe rastlanmıyor. Gizlilik politikaları şu an için Kaliforniya Gizlilik Yasası’nı kapsıyor. Dolayısıyla yasa, Avrupalı ve Türk kullanıcıları dahil etmiyor. Kullanıcı verilerine, özellikle de telefon rehberindeki kişi listesine ne olduğu ya da üçüncü şahıs veya hizmetlere satılmadığına dair tamamen belirsizlik söz konusu.”

Girişimci Şahin Boydaş da Clubhouse’un çekirdek ekibinin oldukça küçük olduğunu ve uygulamanın tahminlerin ötesinde bir hızla büyümesiyle sorunların yaşanabileceğinin altını çiziyor. 

Clubhouse, Android cihazlarda çalışmıyor. Eski iPhone’larda da çalışmıyor. iOS 13 ve üzeri işletim sistemi yüklü cihazlarda uygulamayı indirebiliyorsunuz. Uygulamayı indirmek ve davetiye yoluyla erişim sağladıktan sonra uygulamayı kullanmak da ücretsiz. 

Twitter da Spaces adıyla Clubhouse’a bir rakip çıkarmaya hazırlanıyor. Tesadüf müdür bilinmez, bu haberin ardından Clubhouse da Android uygulaması için çalışmalara başladı. Net bir tarih verilmedi ancak platformun kurucuları ‘yavaş büyüme’ yanlısı olduklarını açıkladığı için yakın zamanda Android app beklenmiyor. 

Uygulama, Open Room (Herkese açık), Social Room (Sosyal Oda) ve Closed Room (Kapalı Oda) olmak üzere üç farklı kanaldan kullanılabiliyor. Open Room üzerinden kanal açanlar herkesi kurdukları odaya alabilirken, Social Room söz konusu olduğunda sadece odayı açan kullanıcıların takip ettiği kişiler odaya girebiliyor. Closed Room ise odayı kuranların tek tek seçerek belirledikleri kişilerle odada görüşmesine imkân veriyor.

Açılan odalar, ilgi alanınıza göre ekrana gelirken, takip ettiğiniz kullanıcıların girdiği odalar da karşınıza çıkıyor. Siz girdiğiniz odada konuşma yapmak istediğinizde ‘el kaldır’ simgesine dokunmanız yeterli. Moderatör sizi konuşmacı grubuna çektiğinde konuşma yapabiliyorsunuz. Odadan ayrıldığınızda da moderatörlere herhangi bir bildirim gönderilmiyor.

8 soruda Clubhouse hakkında merak edilenler... Nasıl böyle yayıldı, güvenlik sorunu var mı

İletişim Bilimci Yalçın Arı’ya göre podcast yayınların popülaritesi son gelişmelerden negatif etkilenebilir.

Arı şu ifadeleri kullandı: “Podcast’in temel özelliği geleneksel medyada olduğu gibi bir ya da birkaç kişinin birlikte sohbet ettiği, izleyicinin genellikle pasif olduğu bir uygulama. Clubhouse’da ise herkesin aktif olabileceği ve aktör olabileceği bir uygulama. Bu da Podcast dünyasının işini zorlaştırıyor. Aradaki temel fark Clubhouse’un aradaki hiyerarşiyi kaldırması. Ünlü insanlar da Clubhouse’da diğer sosyal ağlardakinden farklı bir özellik gösteriyor. Daha mütevazı daha sade ve daha House odalarında bulunan insanlardan biri gibi davranıyorlar. Bu da ilk kez gördüğüm bir şey. Mesela bir odada Atilla Taş, diğerinde Dilara Gönder, bir başka odada da serdar Ortaç vardı. Hepsi de saatlerce odalarda bulunan insanlarla sohbet etti. Sıranın kendilerine gelmesini bekledi. Bu da diğer ağları ve özellikle Podcast’i daha az kullanılan bir platform olmaya itecektir.”

DİĞER BİLGİLER

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

- Advertisment -